Hipokondriazis

A. Kişinin vücut semptomlarını yanlış yorumlamasına bağlı olarak, ciddi bir hastalığı olacağı korkusunu ya da ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini taşıyıp durması.
B. Yeterli tıbbi değerlendirme yapılmasına ve güvence verilmesine karşın bu düşünceler sürüp gitmektedir.
C. A Tanı ölçütündeki inanç sanrısal yoğunlukta değildir (Sanrısal Bozukluk, Somatik Tip’te olduğu gibi) ve görünümü hakkında çerçevesi belirli bir kaygı ile sınırlı (Vücut Dismorfik Bozukluğunda olduğu gibi) değildir.
D. Bu düşünceler klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur.
E. Bu bozukluk en az 6 ay sürer.
F. Bu düşünceler, Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Obsesif – Kompulsif Bozukluk, Panik Bozukluğu, bir Major Depresif Epizod, ayrılma anksiyetesi ya da diğer bir Samatoform bozukluk olarak açıklanamaz.
Varsa belirtiniz.
83
İçgörüsü Az Olan: O sıradaki epizodda çoğu zaman kişi ciddi bir hastalığının olmasıyla ilişkili kaygısının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul etmemektedir.

A. Kişinin vücut semptomlarını yanlış yorumlamasına bağlı olarak, ciddi bir hastalığı olacağı korkusunu ya da ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini taşıyıp durması.B. Yeterli tıbbi değerlendirme yapılmasına ve güvence verilmesine karşın bu düşünceler sürüp gitmektedir.C. A Tanı ölçütündeki inanç sanrısal yoğunlukta değildir (Sanrısal Bozukluk, Somatik Tip’te olduğu gibi) ve görünümü hakkında çerçevesi belirli bir kaygı ile sınırlı (Vücut Dismorfik Bozukluğunda olduğu gibi) değildir.D. Bu düşünceler klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur.E. Bu bozukluk en az 6 ay sürer.F. Bu düşünceler, Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Obsesif – Kompulsif Bozukluk, Panik Bozukluğu, bir Major Depresif Epizod, ayrılma anksiyetesi ya da diğer bir Samatoform bozukluk olarak açıklanamaz.Varsa belirtiniz.83İçgörüsü Az Olan: O sıradaki epizodda çoğu zaman kişi ciddi bir hastalığının olmasıyla ilişkili kaygısının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul etmemektedir.

Ağrı Bozukluğu

Ağrı Bozukluğu
.80 Psikolojik etkenlerin eşlik ettiği
.89 Hem Psikolojik etkenlerin, hem de Genel Bir tıbbi Durumun Eşlik ettiği Ağrı Bozukluğu, Akut veya Kronik)
A. Bir ya da daha fazla antomik bölgede görülen ağrı klinik görünümün önde gelen özelliğidir ve klinik açıdan değerlendirmeyi gerektirecek denli şiddetlidir.
B. Ağrı, klinik açıdan belirgin bir sıkntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur.
C.Ağrının başlangıcı, şiddetli, alevlenmesi ya da sürmesinde psikolojik etkenlerin önemli rolünün olduğu yargısına varılır.
D. Bu semptomlar belirli amaca yönelik olarak ortaya çıkartılmamakta ya da bu tür semptomları varmış gibi davranılmamaktadır (Yapay Bozuklukta ya da [Temaruz] olduğu gibi).
E. Ağrı, bir Duygudurum, Anksiyete Bozukluğu ya da Psikotik Bozuklukla daha iyi açıklanamaz ve Disparoni için tanı ölçütlerini karşılamamaktadır.
Aşağıdaki gibi kodlayınız:
307.80 Psikolojik Etkenlerin Eşlik Ettiği Ağrı Bozukluğu:
Ağrının başlangıcı, şiddetli, alevlenmesi ya da sürmesinde psikolojik etkenlerin başlıca rolü oynadığı yargısına varılır. (Genel tıbbi bir durum varsa bile bu durum ağrının başlangıcı, şiddetli, alevlenmesi ya da sürmesinde başlıca rolü oynamamaktadır.) Tanı ölçütleri Somatizasyon Bozukluğu için de tanı ölçütlerini karşılıyorsa bu tür bir Ağrı Bozukluğu tanısı konmaz.
Varsa Belirtiniz
Akut: 6 aydan daha kısa sürer
Kronik: 6 ay ya da daha uzun sürer
307.89 Hem psikolojik etkenlerin, hem de Genel Tıbbi bir Durumun Eşlik Ettiği Ağrı Bozukluğu: Ağrının başlangıcı, şiddeti, alevlenmesi ya da sürmesinde hem psikolojik etkenlerin, hem de genel tıbbi bir durumun önemli rolünün olduğu yargısına varılır. Eşlik eden genel tıbbi durum ya da ağrının anatomik bölgesi (aşağıya bakınız) Eksen III’te kodlanır.
Varsa belirtiniz.
82
Akut: 6 aydan daha kısa sürer.
Kronik: 6 aydan daha uzun sürer.
Not: Aşağıdaki tanı kategorisi bir mental bozukluk değildir, ayırıcı tanıyı kolaylaştırmak için buraya konmuştur.
Genel Tıbbi Bir Durumun Eşlik Ettiği Ağrı Bozukluğu: Ağrının başlangıcı, şiddeti, alevlenmesi ya da sürmesinde genel tıbbi bir durumun başlıca rolü oynadığı yargısına varılır. (Psikolojik etkenler varsa bile bu etkenler ağrının başlangıcı, şiddeti, alevlenmesi ya da sürmesinde başlıca rolü oynamamaktadır.) Ağrı için tanısal kod, belirlenebilmişse eşlik eden genel tıbbi duruma (bak. Ekbölüm G), altta yatan genel tıbbi durum henüz belirlenememişse anatomik bölgeye göre seçilir – örneğin, bel ağrısı (724.2), siyatik (724.3), pelvik (625.9), baş ağrısı (784.0), fasiyal (784.0), göğüs (786.50), eklem (719.4), kemik (733.90), karın (789.0), meme (611.71), renal (788.0), kulak (388.70), göz (379.91), boğaz (784.1), diş (525.9) ve üriner

Ağrı Bozukluğu.80 Psikolojik etkenlerin eşlik ettiği.89 Hem Psikolojik etkenlerin, hem de Genel Bir tıbbi Durumun Eşlik ettiği Ağrı Bozukluğu, Akut veya Kronik)A. Bir ya da daha fazla antomik bölgede görülen ağrı klinik görünümün önde gelen özelliğidir ve klinik açıdan değerlendirmeyi gerektirecek denli şiddetlidir.B. Ağrı, klinik açıdan belirgin bir sıkntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur.C.Ağrının başlangıcı, şiddetli, alevlenmesi ya da sürmesinde psikolojik etkenlerin önemli rolünün olduğu yargısına varılır.D. Bu semptomlar belirli amaca yönelik olarak ortaya çıkartılmamakta ya da bu tür semptomları varmış gibi davranılmamaktadır (Yapay Bozuklukta ya da [Temaruz] olduğu gibi).E. Ağrı, bir Duygudurum, Anksiyete Bozukluğu ya da Psikotik Bozuklukla daha iyi açıklanamaz ve Disparoni için tanı ölçütlerini karşılamamaktadır.Aşağıdaki gibi kodlayınız:307.80 Psikolojik Etkenlerin Eşlik Ettiği Ağrı Bozukluğu:Ağrının başlangıcı, şiddetli, alevlenmesi ya da sürmesinde psikolojik etkenlerin başlıca rolü oynadığı yargısına varılır. (Genel tıbbi bir durum varsa bile bu durum ağrının başlangıcı, şiddetli, alevlenmesi ya da sürmesinde başlıca rolü oynamamaktadır.) Tanı ölçütleri Somatizasyon Bozukluğu için de tanı ölçütlerini karşılıyorsa bu tür bir Ağrı Bozukluğu tanısı konmaz.Varsa BelirtinizAkut: 6 aydan daha kısa sürerKronik: 6 ay ya da daha uzun sürer307.89 Hem psikolojik etkenlerin, hem de Genel Tıbbi bir Durumun Eşlik Ettiği Ağrı Bozukluğu: Ağrının başlangıcı, şiddeti, alevlenmesi ya da sürmesinde hem psikolojik etkenlerin, hem de genel tıbbi bir durumun önemli rolünün olduğu yargısına varılır. Eşlik eden genel tıbbi durum ya da ağrının anatomik bölgesi (aşağıya bakınız) Eksen III’te kodlanır.Varsa belirtiniz.82Akut: 6 aydan daha kısa sürer.Kronik: 6 aydan daha uzun sürer.Not: Aşağıdaki tanı kategorisi bir mental bozukluk değildir, ayırıcı tanıyı kolaylaştırmak için buraya konmuştur.Genel Tıbbi Bir Durumun Eşlik Ettiği Ağrı Bozukluğu: Ağrının başlangıcı, şiddeti, alevlenmesi ya da sürmesinde genel tıbbi bir durumun başlıca rolü oynadığı yargısına varılır. (Psikolojik etkenler varsa bile bu etkenler ağrının başlangıcı, şiddeti, alevlenmesi ya da sürmesinde başlıca rolü oynamamaktadır.) Ağrı için tanısal kod, belirlenebilmişse eşlik eden genel tıbbi duruma (bak. Ekbölüm G), altta yatan genel tıbbi durum henüz belirlenememişse anatomik bölgeye göre seçilir – örneğin, bel ağrısı (724.2), siyatik (724.3), pelvik (625.9), baş ağrısı (784.0), fasiyal (784.0), göğüs (786.50), eklem (719.4), kemik (733.90), karın (789.0), meme (611.71), renal (788.0), kulak (388.70), göz (379.91), boğaz (784.1), diş (525.9) ve üriner

Konversiyon Bozukluğu

(Tipi: Motor Semptom ya da Defisit Gösteren, Duyu Semptomu ya da defisiti gösteren, Katılmalar ya da konvülsionlar Gösteren, Karışık Göranam Sergileyen)
A. İstemli motor ya da duyu işlevlerini etkileyen, nörolojik ya da diğer bir genel tıbbi durumu düşündüren bir yada birden fazla semptom ya da defisitin olması.
B. Bu semptom ya da defisite psikolojik etkenlerin eşlik ettiği yargısına varılır, çünkü bu semptom ya da defisitin başlaması ya da alevlenmesi öncesinde çatışmalar ya da diğer stres etkenleri vardır.
C. Bu semptom ya da defisit amaçlı olarak ortaya çıkarılmamakta ya da bu tür semptomları varmış gibi davranılmamaktadır (Yapay Bozuklukla ya da Simulasyonda [ Temaruz ] olduğu gibi ).
D. Yeterli bir incelemeden sonra bu semptom ya da defisit genel tıbbi bir durum ya da bir maddenin doğrudan etkileri ile ya da kültürel olarak uygun bulunan bir davranış ya da yaşantı olarak tam açıklanmaz.
E. Bu semptom ya da defisit, klink açıdan belirgin bir sıkntıya ya da toplumsal, mesleki alnlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur ya da tıbbi değerlendirmeyi gerektirir.
77
F. Bu semptom ya da defisit ağrı ya da cinsel işlev bozukluğu ile sınırlı deyildir, sedece Somatizasyon Bozukluğunun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır ve başka bir mentel bozuklukla daha iyi açıklanamaz.
Motor Semptom ya da Defisit Gösteren (örn. dokunma ya da denge bozukluğu, paralizi ya da lokalize güçsüzlük, yutma güçlüğü ya da “boğazda yumru”, afoni ve üriner retansiyon)
Duyu Semptomu ya da Defisiti Gösteren (örn. dokunma ya da ağrı duyma kaybı, çift görme, körlük, sağırlık ve hallusinasyonlar)
Katılmalar ya da Konvülsiyonlar Gösteren: İstemli motor ya da duyu komponentleri olan konvülsiyonlar ya da katılmaları kapsar
Karışık Görünüm Sergileyen: Birden fazla katogorinin semptomları varsa
Fonksiyonların psikolojik kaybı ile karakterize olan histerik nevrozdaki hastalarımız hipnozdan çok yarar görmektedir. Tarihte de bunun binlere örneği vardır. Literatür bu tip vakaların takdimleri ile doludur. Bu tip hastalarda aşırı bir gerilim ve gözle görülür histerik semptomlar mevcuttur.
Klasik Sınıflandırmalarda Histerik nevrozun iki tipi vardır. Bunlar Konversiyon Histerisi ile Dissosiyatif Histeridir. Bunlar kitaplarda: “Konversiyon Reaksiyonu” ve “Dissosiyatif Reaksiyon” olarak da isimlendirilmektedir. DSM IV ise farkılı gruplar altında mütalaa edilmektedir.
Hi STERi K NEVROZUN KONVERSi YON Ti Pi NDE Hi

(Tipi: Motor Semptom ya da Defisit Gösteren, Duyu Semptomu ya da defisiti gösteren, Katılmalar ya da konvülsionlar Gösteren, Karışık Göranam Sergileyen)A. İstemli motor ya da duyu işlevlerini etkileyen, nörolojik ya da diğer bir genel tıbbi durumu düşündüren bir yada birden fazla semptom ya da defisitin olması.B. Bu semptom ya da defisite psikolojik etkenlerin eşlik ettiği yargısına varılır, çünkü bu semptom ya da defisitin başlaması ya da alevlenmesi öncesinde çatışmalar ya da diğer stres etkenleri vardır.C. Bu semptom ya da defisit amaçlı olarak ortaya çıkarılmamakta ya da bu tür semptomları varmış gibi davranılmamaktadır (Yapay Bozuklukla ya da Simulasyonda [ Temaruz ] olduğu gibi ).D. Yeterli bir incelemeden sonra bu semptom ya da defisit genel tıbbi bir durum ya da bir maddenin doğrudan etkileri ile ya da kültürel olarak uygun bulunan bir davranış ya da yaşantı olarak tam açıklanmaz.E. Bu semptom ya da defisit, klink açıdan belirgin bir sıkntıya ya da toplumsal, mesleki alnlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur ya da tıbbi değerlendirmeyi gerektirir.77F. Bu semptom ya da defisit ağrı ya da cinsel işlev bozukluğu ile sınırlı deyildir, sedece Somatizasyon Bozukluğunun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır ve başka bir mentel bozuklukla daha iyi açıklanamaz.Motor Semptom ya da Defisit Gösteren (örn. dokunma ya da denge bozukluğu, paralizi ya da lokalize güçsüzlük, yutma güçlüğü ya da “boğazda yumru”, afoni ve üriner retansiyon)Duyu Semptomu ya da Defisiti Gösteren (örn. dokunma ya da ağrı duyma kaybı, çift görme, körlük, sağırlık ve hallusinasyonlar)Katılmalar ya da Konvülsiyonlar Gösteren: İstemli motor ya da duyu komponentleri olan konvülsiyonlar ya da katılmaları kapsarKarışık Görünüm Sergileyen: Birden fazla katogorinin semptomları varsaFonksiyonların psikolojik kaybı ile karakterize olan histerik nevrozdaki hastalarımız hipnozdan çok yarar görmektedir. Tarihte de bunun binlere örneği vardır. Literatür bu tip vakaların takdimleri ile doludur. Bu tip hastalarda aşırı bir gerilim ve gözle görülür histerik semptomlar mevcuttur.Klasik Sınıflandırmalarda Histerik nevrozun iki tipi vardır. Bunlar Konversiyon Histerisi ile Dissosiyatif Histeridir. Bunlar kitaplarda: “Konversiyon Reaksiyonu” ve “Dissosiyatif Reaksiyon” olarak da isimlendirilmektedir. DSM IV ise farkılı gruplar altında mütalaa edilmektedir

Farklılaşmamış Somatoform Bozukluğu

A. Bir ya da daha fazla fizik yakınmanın olması (örn. yorgunluk, iştahsızlık, gastrointestinal ya da üriner yakınmalar).
B. Aşağıdakilerden ya (1) ya da (2) vardır:
(1) yeterli bir incelemeden sonra, bu semptomlar bilinen genel tıbbi bir durum ya da bir maddenin (örn. kötüye kullnılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç ) doğrudan etkileri ile tam açıklanamaz.
(2) ilişkili genel tıbbi bir durum olsa bile fizik yakınmalar ya da bunların bir sonucu olarak ortaya çıkan toplumsal ya da mesleki bozulma, öykü fizik muayene ya da laboratuvar bulgularına göre beklenenden çok daha fazladır.
76
C. Bu semptomlar klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur.
D. Bu bozukluğun süresi en az 6 aydır.
E. Bu bozukluk başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz (örn. başka bir Somatoform Bozukluk, Cinsel İşlev Bozukluğu, Duygudurum Bozukluğu, Anksiyete Bozukluğu, Uyku Bozukluğu ya da Psikotik Bozukluk).
F. Bu semptomlar belirli amca yönelik olarak ortaya çıkartılmamakta ya da bu tür semptomları varmış gibi

A. Bir ya da daha fazla fizik yakınmanın olması (örn. yorgunluk, iştahsızlık, gastrointestinal ya da üriner yakınmalar).B. Aşağıdakilerden ya (1) ya da (2) vardır:(1) yeterli bir incelemeden sonra, bu semptomlar bilinen genel tıbbi bir durum ya da bir maddenin (örn. kötüye kullnılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç ) doğrudan etkileri ile tam açıklanamaz.(2) ilişkili genel tıbbi bir durum olsa bile fizik yakınmalar ya da bunların bir sonucu olarak ortaya çıkan toplumsal ya da mesleki bozulma, öykü fizik muayene ya da laboratuvar bulgularına göre beklenenden çok daha fazladır.76C. Bu semptomlar klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur.D. Bu bozukluğun süresi en az 6 aydır.E. Bu bozukluk başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz (örn. başka bir Somatoform Bozukluk, Cinsel İşlev Bozukluğu, Duygudurum Bozukluğu, Anksiyete Bozukluğu, Uyku Bozukluğu ya da Psikotik Bozukluk).F. Bu semptomlar belirli amca yönelik olarak ortaya çıkartılmamakta ya da bu tür semptomları varmış gibi davranılmamaktadır (yapay bozuklukta ya da simulasyonda [Temaruz ]olduğu gibi)

Somatizasyon Bozukluğu

Somatizasyon Bozukluğu
A. Birkaç yıllık bir dönem içnde ortaya çıkan, tedavi aryışlarıyla yada toplumsal, mesleki yada işlevselliğin önemli diğer alnlarında bozulma ile sonuçlanan ve 30 yaşından önce başlayan cok sayıda fizik yakınma öyküsünün olması.
B. Aşağıdaki tanı ölçütlerinden her biri karşılanmış olmalıdır, herhangi tek bir semptom bu bozukluğun gidişi sırasında herhangi bir zaman ortaya çıkabilir:
(1) dört ağrı semptomu: En az dört ayrı yer yada işlevle ilişkili ağrı öyküsünün olması (örn. baş, karın, sırt, eklemler, ekstremiteler, göğüs, rektum, menstruasyon sırasında, cinsel ilişki sırasında ya da idrar yapma sırasında).
(2) iki gastrointestinal semptom: Ağrı dışında en az iki gastrointestinal semptom öyküsnün bulunması (örn. bulantı, şişkinlik, gebelik sırasında olanın dışında kusma, diyare ya da bir çok değişik yiyeceğin dokunması)
(3) bir cinsel semptom: Ağrı dışında en az bir cinsel ya da ürem organlarıyla ilgili semptom öyküsünün olması (örn. cinsel ilgisizlik, erktil ya da ejakülatuvar işlev bozukluğu, menstruasyonların düzensiz olması, aşırı menstruel kanama, gebelik boyunca kusma )
(4) bir psödonörolojik semptom: Ağrı ile sınırlı olmayan ve nörolojik bir durumu düşündüren en az bir semptom ya da defisit öyküsünün bulunması (koordinasyon ya da denge bozukluğu gibi konversiyon semptomları, paralizi ya da lokalize güç yitimi, yutma güçlüğü ya da boğazda düğümlenme duygusu, afoni, üriner retansiyon, hallüsilasyonlar, dokunma ya da ağrı duyumu yitimi, çift görme, körlük, sağırlık, katılmalar; amnezi gibi dissosiatif semptomlar; bayılma dışında bilinç yitimi )
75
C. Aşağıdakilerden ya (1) ya da (2) vardır:
(1) yeterli bir incelemeden sonra B Tanı Ölçütündeki semptomların hiçbiri bilinen genel tıbbi bir durum ya da bir maddenin (örn. kötüye kullnılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç )doğrudan etkileri ile tam açıklanamaz.
(2) ilişkili genel tıbbi bir durum olsa bile fizik yakınmalar ya da bunların bir sonucu olarak ortaya çıkan toplumsal ya da mesleki bozulma, öykü, fizik muayene ya da laboratuvar bulgularına göre bekleneden çok daha fazladır.
D. Bu semptomlar amaçlı olarak ortaya çıkarılmamakta ya da bu tür semptomları varmış

Panik Atak

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA HİPNOZUN UYGULANMASI

DSM IV’e GÖRE ANKSİYETE BOZUKLUKLARI
Bu bölümde sözü edilen birçok bozuklukta Panik Atakları ve Agorafobi ortaya çıktığı için Panik atağı ve agorafobi için tanı ölçütü setleri ayrıca sıralanmıştır. Bunların kendilerine özgü tanısal kodları yoktur ve ayrı bozukluklar olarak tanı alamazlar.
Panik Atağı
Not: Panik Atağı kodlanabilir bir bozukluk değildir. Panik atağının ortaya çıktığı özgül tanıyı kodlayınız. (örn. 300.21 Agorafobi ile Birlikte Panik Bozukluğu)
Aşağıdaki semptomlardan dördünün (ya da daha fazlasının) birden başladığı ve 10 dakika içinde en yüksek düzeyine ulaştığı, ayrı bir yoğun korku ya da rahatsızlık duyma döneminin olması:

(1) çarpıntı, kalp atımlarının duyumsama ya da kalp hızında artma olması
(2) Terleme
(3) Titreme ya da sarsılma
(4) nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları
(5) Soluğun kesilmesi
(6) Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
(7) Bulantı ya da karın ağrısı
(8) Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
(9) Derealizasyon (gerçekdışılık duyuları) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma)
(10) kontrolunu kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
(11) ölüm korkusu
(12) Paresteziler (uyuşma ya da karıncalanma duyumları)
(13) Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

A. En az 6 ay süreyle hemen her gün ortaya çıkan, bir çok olay ya da etkinlik hakkında (işte ya da okulda başarı gibi) aşırı anksiyete ve üzüntü (endişeli beklentiler) duyma.
B. Kişi, üzüntüsünü kontrol etmeyi zor bulur.
C. Anksiyete ve üzüntü, aşağıdaki 6 semptomdan üçüne (ya da daha fazlasına) eşlik eder ( son 6 ay boyunca hemen her zaman en azından bazı semptomlar bulunur). Not: Çocuklarda sadece bir maddenin bulunması yeterlidir.
72
(1) huzursuzluk, aşırı heyecan duyma ya da endişe
(2) kolay yorulma
(3) düşüncelerine yoğunlaştırmakta zorluk çekme ya da zihnin durmuş gibi olması
(4) irritabilite
(5) kasgerginliği
(6) uyku bozukluğu (uykuya dalmakta ya da sürdürmekte güçlük çekme ya da huzursuz ve dinlendirmeyen uyku)
D. Anksiyete ve üzüntü odağı bir Eksen I bozukluğunun özellikleri ile sınırlı değildir, örn. anksiyete ya da üzüntü bir Panik Atağı olacağı (Panik Bozukluğunda olduğu gibi), genel bir yerde utanç duyacağı (Sosyal Fobide olduğu gibi), genel bir yerde utanç duyacağı (Sosyal Fobide olduğu gibi), hastalık bulaşmış olma (Obsessif-Kompulsif Bozuklukta olduğu gibi), evden ya da yakın akrabalrından uzak kalma (Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğunda Olduğu gibi), kilo alma (Anoreksiya Nervozada olduğu gibi), bir çok fizik yakınmanınolması( Somatizasyon Bozukluğunda olduğu gibi) ya da ciddi bir hastalığının olması (Hipokondriazisde olduğu gibi) ile ilgili değildir ve anksiyete ve üzüntü sadece Posttravmatik stres Bozukluğu sırasında ortaya çıkmamaktadır.
E. Anksiyete, üzüntü ya da fizik yakınmalar klinik açıdan belirgin bir strese ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur.
F. Bu bozukluk bir maddenin (örn. kötüyekullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun (örn. hipertroidizm) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir ve sadece bir Duygudurum Bozukluğu, Psikotik bir Bozukluk ya da bir Yaygın Gelişimsel Bozukluk sırasında ortaya çıkmamaktadır.

Akut Stres Bozukluğu

A. Aşağıdakilerden her ikisinin bulunduğu bir biçimde kişi travmatik bir olayla karşılaşmıştır:
(1) Kişi, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayını yaşamış, böyle bir olaya tanık olmuş ya da böyle bir olayla karşı karşıya gelmiştir
(2) kişinin tepkileri arasında aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme vardır
71
B. sıkıntı doğuran olayı yaşarken ya da bu olayı yaşadıktan sonra kişide aşağıdaki dissosiatif semptomlardan üçü (ya da daha fazlası) bulunur:
(1) öznel uyuşukluk, dalgınlık duyumları ya da duygusal tepkisizlik
(2) çevrede olup bitenlerin farkına varma düzeyinde azalma (örn. “afallama”).
(3) derealizasyon
(4) depersonalizasyon
(5) dissosiatif amnezi (yani, travmanın önemli bir yanın anımsayamama)
C. Travmatik olay şunlardarn en az biri yoluyla sürekli olarak yeniden yaşanır: Göz önüne tekrar tekrar gelen görüntüler,rekürran düşünceler, rüyalar, illüzyonlar, “flashback” epizodları, o yaşantıyı yeniden yaşar gibi olma ya da travmatik olayı anımsatan şeylerle karşılaşınca sıkıntı duyma.
D. Travma ile ilgili anıları uyandıran uyaranlardan belirgin kaçınma (örn. düşünceler, duygular, konuşmalar, etkinlikler, yerler, insanlar).
E. Belirgin anksiyete ya da artmış uyarılmışlık semptomları (örn. uyumakta zorluk çekme, irritabilite, düşüncelerini yoğunlaştırma güçlüğü, hipervijilans, aşırı irkilme tepkisi gösterme, motor huzursuzluk)
F. Bu bozukluk klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer lanlarında bozulmaya neden olur ya da bireyin travmatik yaşantısını aile bireylerine anlatarak kişisel destek kaynaklarını harekete geçirmek ya da yardım almak gibi gerekeni yapmasının peşinde koşma yetisini bozar.
G. Bu bozukluk en az 2 gün, en fazla 4 hafta sürer ve travmatik olaydan sonraki 4 hafta içinde ortaya çıkar.
H. Bu bozukluk bir maddenin (örn. kötüyekullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir, Kısa Psikotik Bozukluk olarak açıklanamaz ve daha önceden var olan bir eksen I ya da Eksen II bozukluğunun sadece bir alevlenmesi değildir.

Postravmatik Stress Bozukluğu

A. Aşağıdakilerden her ikisinin de bulunduğu bir biçimde kişi travmatik bir olayla karşılaşmıştır:
(1) kişi, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayını yaşamış, böyle bir olaya tanık olmuş ya da böyle bir olayla karşı karşıya gelmiştir
(2) kişinin tepkileri arasında aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme vardır. Not: Çocuklar bunların yerine dezorganize ya da ajite davranışla tepkilerini dışavurabilirler
B. Travmatik olay aşağıdakilerden biri (ya da daha fazlası) yoluyla sürekli olarak yeniden yaşanır:
(1) olayın, elde olmadan tekrar tekrar anımsanan sıkıntı veren anıları; bunların arasında düşlemler, düşünceler ya da algılar vardır. Not: Küçük çocuklar, travmanın kendisini ya da değişik yönlerini konu alan oyunları tekrar tekrar oynayabilirler.
(2) olayı, sık sık, sıkıntı veren bir biçimde rüyada görme. Not: çocuklar, içeriğini tam anlamaksızın korkunç rüyalar görebilirler.
(3) travmatik olay sanki yeniden oluyormuş gibi davranma ya da hissetme ( uyanmak üzereyken ya da sarhoşken ortaya çıkıyor alsa bile, o yaşantıyı yeniden yaşıyor gibi olma duygusunu, illüzyonlarını, hallüsinasyonlarını ve dissosiatif “flashback” epizodlarını kapsar).
(4) travmatik olayın bir yönünün çağrıştıran ya da andıran iç ya da dış olaylarla karşılaşma üzerine yoğun bir psikolojik sıkıntı duyma
(5) travmatik olayın bir yönünün çağrıştıran ya da andıran iç ya da dış olaylarla karşılaşma üzerine fizyolojik tepki gösterme
70
C. Aşağıdakilerden üçünün (ya da daha fazlasının) bulunması ile belirli, travmaya eşlik etmiş olan uyaranlardan sürekli kaçınma ve genel tepki gösterme düzeyinde azalma (travmadan önce olmayan)
(1) travmaya eşlik etmiş olan düşünce, duygu ya da konuşmalardan kaçınma çabaları
(2) travma ile ilgili anıları uyandıran etkinlikler, yerler ya da kişilerden uzak durdma çabaları
(39 travmanın önemli bir yönünü anımsayamama
(4) anemli etiknliklere karşı ilgjnin ya da bunlara katılımın belirgin olarak azalması
(5) insanlardan uzaklaşma ya da insanlara yabancılaştığı duyguları
(6) duygulanımda kısıtlılık (örn. sevme duygusunu yaşayamama)
(7) bir geleceği kalmadığı duygusunu taşıma (örn. bir mesleği, evliliği, çocukları ya da olağan bir yaşam süresi olacağı beklentisi içinde olmama)
D. Aşağıdakilerden ikisinin (ya da daha fazlasının) bulunması ile belirli, artmış uyarılmışlık semptomlarının sürekli olması:
(1) uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük
(2) irritabilite ya da öfke patlamaları
(3) düşüncelerini belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırmada zorluk çekme
(4) hipervijilans
(5) aşırı irkilme tepkisi gösterme
E. Bu bozukluk (B, C ve D Tanı Ölçütlerindeki semptomlar) 1 aydan daha uzun sürer.
F. Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli değer alanlarında bozulmaya neden olur.
Varsa Belirtiniz:
Akut: Semptomlar 3 aydan daha kısa sürerse
Kronik: Semptomlar 3 ay ya da daha uzun sürerse
Varsa Belirtiniz:
Gecikmeli Başlangıçlı:Semptomlar, stres etkeninden en az 6 ay sonra başlamışsa

Obsesif-Kompulsif Bozukluk

A. Obsesyonlar ya da kompulsiyonlar vardır:
Obsesyonlar aşağıdakilerden (1), (2), (3) ve (4) ile tanımlanır:
(1) bu bozukluk sırasında kimi zaman istenmeden gelen ve uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin anksiyete ya da sıkıntıya neden olan, yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemler
(2) düşünceler, dürtüler ya da düşlemler sadece gerçek yaşam sorunları hakkında duyulan aşırı üzüntüler değildir
(3) kişi, bu düşünceleri, dürtüleri ya da düşlemlerine önem vermemeye ya da bunları baskılamaya çalışır ya da başka bir düşünce ya da eylemle bunları etksizleştirmeye çalışır
(4) kişi, obsesyonel düşüncelerini, dürtülerini ya da düşlemlerini kendi zihninin bir ürünü olarak görür (düşünce sokulmasında olduğu gibi değildir)
Kompulsiyonlar aşağıdakilerden (1) ve (2) ile tanınır:
(1) kişinin, obsesyonu bir tepki olarak ya da katı bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar (örn. el yıkama, düzene koyma, kontrol etme) ya da zihinsel eylemler (örn. dua etme, sayı sayma, birtakım sözcükleri sessiz bir biçimde söyleyip durma)
67
(2) davranışlar ya da zihinsel eylemler, sıkıntıdan kurtulmaya ya da var olan sıkıntıyı azaltmaya ya da korku yaratan olay ya da durumdan korunmaya yöneliktir; ancak bu davranışlar ya da zihinsel eylemler ya etkisizleştirilmesi ya da korunulması tasarlanan şeylerle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir ya da açıkça çok aşırı bir düzeydedir
B. Bu bozukluğun gidişi sırasında bir zaman kişi obsesyon ya da kompulsiyonlarının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul eder. Not: Bu çocuklar için geçerli değildir.
C. Obsesyon ya da kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde 1 saatten daha uzun zaman alırlar) ya da kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili9 işlevselliğini ya da olağan toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini önemli ölçüde bozar.
D. Başka bir Eksen I bozukluğu varsa, obsesyon ya da kompulsiyonların içeriği bununla sınırlı değildir. (örn. Yeme Bozukluğunun olması durumunda yemek konusu üzerinde düşünüp durma; trikotillomaninin olması durumunda saç çekme üzerinde durma; Vücut Dismorfik Bozukluğunun Olması durumunda dış görünümle aşırı ilgilenme; Bir Madde Kullanım Bozukluğunun olması durumunda ilaçlar üzerinde düşünüp durma; Hipokondriazisin olması durumunda ciddi bir hastalğı biçiminde düşünüp durma; bir Parafilinin olması durumunda cinsel dürtüler ya da fantaziler üzerinde düşünüp durma ya da Majör Depresif Bozukluk olması durumunda suçluluk üzerine geviş getirircesine düşünme).
E. Bu bozukluk bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç ya da tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
Varsa belirtiniz:
İç Görüsü Az Olan: O sıradaki epizodda çoğu zaman kişi obsesyon ya da kompulsiyonlarının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul etmiyorsa