Agorafobi ile Birlikte Panik Bozukluğu
A. Aşağıdakilerden hem (1), hem de (2) vardır.
(1) yineleyen beklenmedik Panik atakları
(2) Ataklardan en az birini, 1 ay süreyle (ya da daha uzun bir süre) aşağıdakilerden biri (yada daha fazlası) izler:
(a) Başka ataklarında olacağına ilişkin sürekli bir kaygı
(b) Atağın yol açabilecekleri ya da sonuçlarıyla (örn. kontrolunu kaybetme, kalp krizi geçirme, “çıldırma”) ilgili olarak üzüntü duyma
(c) Ataklarla ilişkili olarak belirgin bir davranış değişikliği gösterme
B. Agorafobinin olması.
C. Panik atakları bir maddenin (örn. Kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun (örn. hipertroidizm) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
D. Panik Atakları, Sosyal Fobi (örn. korkulan toplumsal durumlarla karşılaşma üzerine ortaya çıkan), özgül Fobi (örn. özgül bir fobik durumla karşılaşma), Obsesif-Kompulsif
Agorafobi Olmadan Panik Bozukluğu
A. Aşağıdakilerden hem(1), hem de(2) vardır:
(1) yineleyen beklenmedik Panik atakları
(2) Ataklardan en az birini, 1 ay süreyle (ya da daha uzun bir süre) aşağıdakilerden biri (yada daha fazlası) izler:
(a) Başka ataklarında olacağına ilişkin sürekli bir kaygı
(b) Atağın yol açabilecekleri ya da sonuçlarıyla (örn. kontrolunu kaybetme, kalp krizi geçirme, “çıldırma”) ilgili olarak üzüntü duyma
(c) Ataklarla ilişkili olarak belirgin bir davranış değişikliği gösterme
B. Agorafobinin olmaması.
C. Panik atakları bir maddenin (örn. Kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun (örn. hipertroidizm) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
D. Panik Atakları, Sosyal Fobi (örn. korkulan toplumsal durumlarla karşılaşma üzerine ortaya çıkan), özgül Fobi (örn. özgül bir fobik durumla karşılaşma), Obsesif-Kompulsif Bozukluk (örn. bulaşma üzerine obsesyonu olan birinin kir ve pislikle karşılaşması), Posttravmatık Stres Bozukluğu (örn. Ağır bir stres etkenine eşlik eden uyaranlara tepki olarak) ya da Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu (örn. evden ya da yakın akrabalardan uzak kalmaya tepki olarak) gibi başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz.
Agorafobi
Not. Agorafobi kodlanabilr bir bozukluk değildir.Agorafobinin ortaya çıktığı özgül bozukluğu kodlayınız.
A. Beklenmedik bir biçimde ortaya çıkabilecek ya da durumsal olarak yatkınlık gösterilen bir Panik atağının ya da panik benzeri semptomların çıkması durumunda yardım sağlanamayabileceği ya da kaçmanın zor olabileceği (ya da sıkıntı doğurabileceği) yerlerdoe ya da durumlarda bulunmaktan anksiyete duyma. Agorafobik korkular arasında özel bir takım belirli durumlar vardır ki bunlar arasında tek başına evin dışında olma, kalabalık bir ortamda bulunma ya da sırada bekleme, köprü üzerinde olma ve otobüs, tren ya da otomobille geziye çıkma sayılabilir.
Not. kaçınma, bir ya da bir kaç özgül durumla sınırlı ise Özgül Fobi tanısını, toplumsal durumlarla sınırlı ise Sosyal Fobi tanısını düşününüz.
B. Bu durumlardan kaçınılır (örn. geziler kısıtlanır) ya da Panik Atağı ya da panik benzeri semptomlar olacak anksiyetesiyle ya da yoğun bir sıkıntıyla bu durumlara katlanılır ya da eşlik eden birinin varlığına gereksinilir.
C. Bu anksiyete ya da fobik kaçınma, Sosyal Fobi (örn. utanacak olma korkusuyla giden toplumsal durumlarla sınırlı kaçınma), Özgül Fobi (örn. asansör gibi tek bir durumla sınırlı kaçınma),Obsessif -Kompulsif Bozukluk (örn. bulaşma ile ilgili obsesyonu olan birinin kir ve pislikten kaçınması), Posttravmatik Stres Bozukluğu (örn. ağır bir stres etkenine eşlik eden uyaranlardan kaçınma) ya da Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu (örn. evden ya da akrabalardan ayrılmaktan kaçırnma) gibi başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz.
300.01 Agorafobi Olmadan Panik Bozukluğu
300.21 Agorafobi ile Birlikte Panik Bozukluğu
300.22 Panik Bozukluğu Öyküsü Olmadan Agorafobi
300.29 Spesifik Fobi (Tipleri: Hayvan Tipi, Doğal Çevre Tipi, Kan-enjeksiyon-Yara Tipi, Durumsal Tip, Diğer Tip.)
300.23 Sosyal Fobi (Dar veya Yaygın)
300.3 Obsesif-Kompulsif Bozukluk (İçgörüsü az veya çok)
309.81 Postravmatik Stres Sendromu (Tipi: Akut, Kronik, Gecikmeli başlangıçlı)
308.3 Akut Stres Bozukluğu
300.02 Yaygın Anksiyete Bozukluğu
293.89 …’ Bağlı Anksiyete Bozukluğu (Herhangi bir Tıbbi Duruma bağlı. Tipi: Yaygın anksiyete Gösteren, Panik Atakları Gösteren, Obsesif -Kompulsif Semptomlar Gösteren)
__._ Madde kullanımının Yol Açtığı Anksiyete Bozukluğu
300.00 Başka Tipte Adlandırılamayan (BTA) Anksiyete Bozukluğu
Duygudurum Bozukluğu”na (Affektif bozukluk), bireyin olaylar karşısında kendini hissettiği duygu durumu, aşırı kedere, çöküntüye, karamsarlık, zevk ve ilgi yitimi, suçluluk duyma, intihar eğilimi, durgunluk, suskunluk gibi depresyona kaymaya veya aşırı neşe , hareket, enerji, coşku ve konuşma artısı gibi maniye kaymışsa, ve bu iki uç arasında birey gidip geliyor ve patolojik bir durum, bir hastalık oluşuyorsa, bu duruma “Duygudurum Bozuklukları” adı verilir. Bazen bedensel, organik, fizyolojik bir hastalığa bağlı olarak oluşabildiği gibi (Tiroid), bazen organik bir belirti olmaksızın psikiyatrik ve psikolojik bir nedene bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
DSM 4 Duygudurum Bozukluklarını:
1- Depresif Bozukluklar
1.1- Majör (Büyük) Depresif Bozukluk
1.2- Distimik Bozukluk
1.3- Başka Türlü Adlandırılamayan Depresif Bozukluk, olarak tanımlamıştır
2- İki Uçlu Bozukluklar (Mani Depresyon)
3- Diğer Duygudurum Bozuklukları şeklinde üçe ayırmıştır.
Kişiler ve bilişsel değerlendirmeler
Beden zarar görür
Her birey yaşamda mutsuzluk oluşturacak bir olay karşısında üzüntü, keder ve endişe hisseder. Birey hissettiği duyguları içinde tutabilir, davranışlarıyla, sözleriyle dışındaki dünyaya yansıtabilir; bu doğal bir durumdur. Veya ona mutluluk veren bir olay karşısında sevinç, neşe , coşku, heyecanhissedecek, ya bu duygularını içinde tutacak ya da davranışlarıyla ve sözleriyle dış dünyaya yansıtacaktır. Bu normal durum ne zaman patalojik, hastalık olarak kabul edilmelidir?
Yaşamda karşılaşılan olaylara verilen tepkiler kişiden kişiye, topluma, kültüre, sosyal statüye, kişinin içinde olduğu zaman dilimine göre değişecektir. Özetle bir olay karşısında, kişinin o olaya yüklediği anlam, kişiden kişiye göre değişir. Nedeni bilişsel değerlendirmenin kişiden kişiye farklı oluşundandır.
Aynı olay farklı tepkiler
Bilişsel değerlendirme, yani bir olaya birey tarafından yüklenen anlam, şöyle belirlenir: Kişinin genetik yapısı (esnekliği, hoşgörüsü ve katılığı) + yetiştiği aile içindeki anne baba öğretileri + kardeş ilişkileri + büyükbaba büyükanne arketipleri (uzak geçmişten getirilen gelenek ve görenekler) + yetiştiği sosyal çevre, kültür, okuduğu okullar, öğretmenlerin aktardıkları ve arkadaşlar.
Örnek
OLAY: Bir adam parkta yürürken yanındaki tartıştığı arkadaşına tokat atıyor. Bu olayı 7 kişinin gördüğünü varsayalım ve bu 7 kişinin tek tek olaya yüklediği anlamlara bakalım.
1. KİŞİ
İNANÇ : Kimse kimsenin canını yakmamalıdır.
DÜŞÜNCE: Şimdi bu adama gösteririm.
DAVRANIŞ: Fiziksel ve sözsel saldırı.
DUYGU : Öfke.
2. KİŞİ
İNANÇ : Kötü insanlar cezalandırılmalıdır. Tokadı hak etmiştir.
DÜŞÜNCE : Tokadı yediğine göre kötü biridir.
DAVRANIŞ: Gülümseme.
DUYGU : Tatmin duygusu.
3. KİŞİ
İNANÇ : Bu adam tehlikeli.
DÜŞÜNCE: Ya bana da vurursa? Buradan gideyim.
DAVRANIŞ: Kaçma.
DUYGU : Korku.
4. KİŞİ
İNANÇ : Bu adam tehlikeli.
DÜŞÜNCE: Buradan gitmeliyim ama ya etraftakiler “Bu ne korkak birisi” derlerse?
DAVRANIŞ: Duraklama.
DUYGU : Korku, kaygı.
5. KİŞİ
İNANÇ : Yaşamda şiddetle karşılaşmak da var.
DÜŞÜNCE: Ben ne dayak yiyen insanlar gördüm.
DAVRANIŞ: Davranış yok.
DUYGU : Umursamazlık.
6. KİŞİ
İNANÇ : Bu adamın tokat yemesi ve küçük düşmesi ne feci.
DÜŞÜNCE : Ya benimde başıma gelirse ?
DAVRANIŞ : Duraklama.
DUYGU : Üzüntü.
7. KİŞİ
İNANÇ : İnsanların birbirlerine böyle davranmalarına karşıyım .
DÜŞÜNCE : Bu adam bir tokat daha yemeden ona yardım etsem mi ?
DAVRANIŞ : Tedbirli davranma.
DUYGU : Tedirginlik.
Netice olarak
Örneğimizde görüldüğü gibi, bir olay karşısındaki duygu, düşünce ve davranışlarımız, inanç kalıplarımızdaki formülasyona göre belirlenmektedir.
Normal mi? Anormal mi?
Tüm bu bilgilerin ışığında neyin normal, neyin normal olmayan (patalojik) duygu , düşünce ve davranış olduğunu söylemek zordur. Aynı stres verici olayı yaşayanlardan bir kişi (örneğin işten çıkarma) depresyona girebiliyorken, diğer bir kişi “İyi oldu. Bu iş bana hiç uygun değildi” diye düşünebilirler. 17 Ağustos depremini yaşadığımızda bazı insanlar çok korkup, parklar ve arabalarda sabahlarken, bazı insanlar “Bir şey olmaz” (Tıpkı benim gibi:) inancı ile evlerinde kalmışlardır. Hangi davranışın normal olduğunu söyleyemeyiz.
Ölçütlerimiz
– Bu durumda normal ve normal olmayan davranışı ya da tüm psikolojik ve psikiyatrik bozukluklar için normal olmayan patolojiklik sınırın tanımı olarak şöyle bir ölçüt kullanabiliriz: İş, aile ve sosyalyaşamı bozuyor olması. Yeni psikolojik akımlar bu görüşü benimsemişlerdir.
– Birey yaşam olaylarında, bir uçta çöküntü, diğer uçta manik davranış olarak tanımlanan, aşırı neşe, aşırı her şeye gücü yeterlilik (infantil omnipotance), uçuşma (abartılı duygularla kendini ortaya koyma) davranışları arasında dalgalanmalar yaşayabilir. Bireyin bireysel bakımı, aile, iş ve sosyal yaşamı olumsuz olarak etkilenmiyorsa, durum normal olarak kabul edilmektedir.
– Bazıları istatistiksel normları normal kabul ederler. Yani “Bir toplumun ortalama çizgisine uyanlar normaldir” şeklinde tanımlamalar yapıla gelmiştir. Bu durumda birbiriyle anlaşamayan bir çift, toplumun normal çizgisi boşanmaya karşıysa boşanmamalı mıdır? Toplumun ortalama çizgisi normaldir diye bir tanımlama olamaz. Normal ve sağlıklı davranışların ölçütü bu nedenle bireyin kendisi olmalıdır. Bireyin kendi normali, yani “ben normal mi davranıyorum?” sorusunu kendine sorduğu noktada, o zamana dek olan duygu , düşünce ve davranışlarında bir sapma varsa ve bu sapmadan bir mutsuzluk, hoşnut olmama söz konusu ise, pataloji aramanın başlangıç noktası olarak buradan hareket edilebilir. Bu sapma bireyin kişisel bakımını, aile, iş ve sosyal yaşamını bozdu ise, birey bu durumdan şikayet edeceği bir noktaya ilerlemişse ve şiddeti, süresi, niteliği bir hastalık tanımına doğru gidiyorsa, patalojik ve normal olmayan durum olarak kabul edilebilir.
| ŞİZOFRENİ ve PSİKOZ
Kısaca kişinin gerçeklikle alakasını koparan akıl hastalıklarının genel adıdır. Psikozlar en basitinden birkaç gün süren kısa psikozlar ve bazen bir ömür boyu devam edebilen şizofreni yelpazesinde çok fazla sayıda hastalık ihtiva eder. Hayatımızın en büyük nimetlerinden biri şüphesiz akıldır. Aklımız sayesinde gerçekleri çarpıtmadan kavrar ve ona uygun sonuçlar çıkarırız. Şizofreninin de içinde bulunduğu psikozlar dediğimiz hastalıklarda kişilerin gerçeği değerlendirmesi bozulur. Psikiyatrik hastalıklar içinde sıklığı olarak % 3-5 arasında değişen şizofreni yıllar boyunca insanların hem korktuğu hem de ilgi duyduğu bir hastalık olagelmiştir.. Bunun nedeni gizemli bir yaşam ve normal davranışların ötesine gitmekte yatar sanırım. ŞİZOFRENİ BELİRTİLERİ Gerçeğin ötesinde kendi kafasında kurduğu şeyleri gerçeklermiş gibi değerlendirme. İkna için makul delillerle bile onları değiştirememe. Paranoid kıskançlık yada büyüklük hezeyanları gibi. 2- İşitsel Varsanılar Kulağına gaibden sesler gelmesi, gözüne kimsenin göremediği varlıkların görünmesi burnuna kötü kokular gelmesi gibi. 3- Konuşma İçeriğindeki Gariplikler Kelime salatası yada anlamın birbirinde kopup konuşmanın içeriğinde bir bütünlük olmaması durumu vardır. 4- Garip Davranış Ortalık yere çişini yapma yada herkesin ortasında mastürbasyon yapmayı makul görme gibi yada hiç hareket etmeden uzun süre kalma vs. 5- Mimiklerde Gariplik Kişinin yüzünde donuk bir duygu ifadesi varlığı, konuşmamam yada kişinin herhangi bir olay karşısında duygu ifade edecek jest ve mimik göstermemesi. Sayılan belirtilerin hepsinin bir şizofrende olması gerekmez. İlk ikisi var ise kişiye psikoz grubu hastalıklardan birisi var deriz. Bunlar içerinde süre ve hastalığın şiddeti şizofreni demek için gerekir. 6 aydan daha uzun bir süre psikoz belirtileri gösteren hastalara şizofreni diyebiliriz. ŞİZOFRENİ TİPLERİ Şizofreni tanısı konulduktan sonra alt tiplere ayrılır. Tabloya hakim olan belirtinin tipine göre yapılan alt tiplemeler hastalığın geleceği ve nasıl olabileceği (prognoz) hakkında da ön kestirme yapmamıza yardımcı olur. Bu tipleri kısaca şöyle sıralayabiliriz. 1- Paranoid Bu tip şizofrenlerde hastalığın normal insanlardan ayırt edilmesi oldukça zordur; çünkü kişilerde hezeyanları doğrultusunda zaman zaman yapabilecekleri davranış dışında etrafa garip gelebilecek çok fazla belirti yoktur. Bir veya birkaç hezeyana ek olarak sıklıkla kulağa gelen sesler vardır. Bu hastalar diğer şizofreni alt tiplerinde olduğu gibi garip davranışlar garip konuşmalarda bulunmazlar. Hatta bazen çevrelerinde hezeyanlarına inanan insanlar bile bulunabilir. Şizofreninin bu tipi ile yine bir psikoz olan Hezeyanlı Bozukluk çok sıklıkla karıştırılabilir. 2- Desorganize Tip (Dağılmış Tip) Bu hastalar da dağılmış konuşma ve dağılmış davranışlar görülebilir. Yani saçma sapan konuşmalar yada etrafa saçma gelen davranışlar yaparlar. Yüzlerine bakılırsa donuk bir yüz ifadesi yada mevcut durumu ile alakasız bir duygulanım gösterirler. Yani ağlanacak şeye gülebilirler, gülünecek şeye ağlayabilirler. Yada duygulanım ifadeleri anlamsız yere sık sık değişir. 3- Katatonik Tip Şizofreninin bu tipinde hastalarda uzun süre aynı garip postürde (duruş, vaziyet lama) duruşlar ve aşırı hareketsizlikler, açıkça amaçsız olarak yapılan ve dış uyaranlardan etkilenmeyen aşırı hareketler yada aşırı negativist davranmalar olabilir. Bu tip Şizofreni hastaları karşısındaki insanın hareket ve davranışlarını tekrarlanabilirler. 4- Farklılaşmamış Tip Hasta muayene edildiğinde şizofreni tanısı konur ancak yukarıdaki alt tiplerden hiçbirisi tam olarak ayırt edilemezse bu tanı konur. 5- Tortu Tip Belirgin olarak şizofreni belirtileri artık kalmamıştır ancak daha çok duygulanımdaki (affect) kötülüğün sürdüğü ve şizofreni belirtilerinin yumuşamış halde devam ettiği durumlarda bu alt tip şizofreniden bahsedilir. HASTALIĞIN TANISI
|
A.Madde Kullanım Bozuklukları
1.Madde Bağımlığı
2. Madde Kötüye Kullanımı
B.Madde Kullanımının Yol Açtığı Bozukluklar
1.Madde Entoksikasyonu
2.Madde Yoksunluğu
3.Madde Kullanımının Yol Açtığı Delirium
4.Madde Kulanımının Yol Açtığı Kalıcı Amnestik Bozukluk
9 BTA BEBEKLİK, ÇOCUKLUK YA DA ERGENLİK BOZUKLUĞU
Bu kategori, bu Sınıflandırmada herhangi özgül bir bozukluğun tanı ölçütlerini karşılamayan, bebeklik, çocukluk ya da ergenlikte başlayan bozukluklar için geriye kalan bir kategoridir.