Uyurgezerlik Bozukluğu

A. Genellikle asıl uyku döneminin ilk üçte birinde ortaya çıkan, uyku sırasında yataktan kalkma ve gezinme epizodlarının tekrar tekrar ortaya çıkması.
B. Kişi uyurgezerken, boş ve gözünü dikip bakar, başkalarının kendisiyle iletişim kurma çabalarına karşı oldukça tepkisiz kalır ve ancak büyük bir zorlukla uyandırabilir.
C. Kişi, uyandıktan sonra (ister uyurgezerlik epizodundan olsun, isterse ertesi sabah olsun) o epizodu anımsamaz.
D. Uyurgezerlik epizodundan uyandıktan sonraki birkaç dakika içinde mental etkinlik ya da davranışlarında herhangi bir bozukluk olmaz (başlangıçta kısa süreli bir konfüzyon ya da yönelim bozukluğu dönemi olsa da.)
E. Uyurgezerlik, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.
F. Bu bozukluk bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilere bağlı değildir

Uykuda Korku Bozukluğu

A. Genekllikle asıl uyku döneminin iyk üçte birinde ortaya çıkan ve yetersiz bir korku içinde çığlık atmayla başlayan, yineleyen, birden uykudan uyanma epizodlarının olması.
B. Hen epizodda yoğun bir korku ve teşikardi, hızlı soluk alıp verme ve terleme gibi otonomik uyarılma bulgularının olması.
C. Epizod sırasında başkalarının kendisini rahatlatmak için gösterdiği çabalara karşı görece tepkisiz kalma.
D. Ayrıntılı bir rüya anımsanmaz ve geçirilen epizod için amnezi vardır.
118
E. Bu epizodlar, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.
F. Bu bozukluk bir meddenin (örn. kötüye kullanılablilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

Kabus Bozukluğu

A. Genellikle asıl uyku döneminin ilk üçte birinde ortaya çıkan ve yetersiz bir korku içinde çığlık atmayla başlayan, yineleyen, birden uykudan uyanma epizodlarının olması.

B. Her epizodda yoğun bir korku ve teşikardi, hızlı soluk alıp verme ve terleme gibi otonomik uyarılma bulgularının olması.

C. Epizod sırasında başkalarının kendisini rahatlatmak için gösterdiği çabalara karşı görece tepkisiz kalma.

D. Ayrıntılı bir rüya anımsanmaz ve geçirilen epizod için amnezi vardır.

E. Bu epizodlar, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.

F. Bu bozukluk bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilinen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

Narkolepsi

A. En z 3 ay süreyle her gün ortaya çıkan karşı konamaz dinlendirci uyku ataklarının olması.
B. Aşağıdakilerden birinin ya da her ikisinin birlikte olması:
(1) katapleksi (yani, çoğu kez yoğun bir duyguya eşlik eden, birden ortaya çıkan ve kısa süren bilateral kas tonusukaybı epizodları)
115
(2) hipnopompik ya da hipnagojik hallüsinasyonlar ya da uyku epizodlarının başında ya da sonunda uyku paralizisinin olması ile kendini gösteren, hızlı göz hareketleri uykusuna (RFM) ilişkin öğelerin uyku ve uyanıklık arasındaki geçişe rekürran sızması
C. Bu bozukluklar bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir liaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkileren bağlı değildir.

Primer Hipersomnia

A. Başlıca yakınma, hemen her gün gündüz uyku epizotlarının olması ya da uyku epizotlarının uzaması ile kendini gösteren ve en az bir ay (ya da rekürran ise daha kısa bir süre) süren aşırı uykulu olma drurumudur.
B. Aşırı uykulu olam durumu, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli driğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.
C. Aşırı uykulu olma durumu insomnia ile açıklanamaz, sadece başka bir Uyku Bozukluğunun (örn. Narkolepsi, Solunumla ilişkili Uyku Bozukluğu, Sirkadiyen Ritim Uyku Bozukluğu ya da bir Parasomnia) gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır ve yeterli miktarda uyku uyunmuyor olmasıyla buna açıklama getirilemez.
D. Bu bozukluk, sadece başka bir mental bozukluk sırasında ortaya çıkmamaktadır.
E. Bu bozukluk bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
Varsa belirtiniz:
Rekürran: En az 2 yıl süreyle yılda birkaç kez olan ve en az 3 gün süren aşırı uykulu olma dönemleri varsa

Primer Insomnia

A. Başlıca yakınma, en az 1 ay süreyle, uykuya dalmakta ya da sürdürmekte güçlük olması ya da dinlendirici olmayan bir uyku uyunmasıdır.
B. Uyku bozukluğu (yada eşlik eden gündüz yorgunluğu), klinik açıdan belirginbir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alnlarında bozulmaya neden olur.
C. Uyku bozukluğu sadece Narkolepsi, Solunumla İlişkili uyku Bozukluğu, Sirkadiyen Ritim Uyku Bozukluğu ya da bir parasomnia sırasında ortaya çıkmamaktadır.
114
D. Bu bozukluk, sadece başka bir mental bozukluk sırasında ortaya çıkmamaktadır (örn. Majör Depresif Bozukluk, Yaygın Anksiyete Bozukluğu, bir delirium).
E. Bu bozukluk bir maddenin (örn. Kötüye kullanılabilen bir ilaç, Tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

Bulimia Nervoza

A. Yineleyen tıkınırcasına yeme epizodlarının olması. Bir tıkınırcasına yeme epizodu aşağıdakilerden her ikisi ile belirlidir:
(1) Aynı zaman diliminde ve benzer koşullarda çoğu insanın yiyebileceğinden hiç tartışmasız çok daha fazla miktarda olan yiyeceği belirli bir zaman diliminde (örn. herhangi bir iki saatlik süre içinde) yeme
(2) Bu epizod sırasında yeme kontrolünün kaltığı duyumunun olması (örn. yemeyi durduramayacağı ya da ne yediğini yada ne kadar yediğini kontrol edememe duygusu)
B. Kilo almaktan sakınmak için, kendisinin yol açtığı kusma, laksatiflerin, diüretiklerin, lavmanların ya da diğer ilaçların yanlış yere kullanımı, hiç yemek yememe ya da aşırı egzersiz yapma gibi uygunsuz dengeleyici davranışlarda tekrar tekrar bulunma.
C. Tıkınrcasına yeme ve uygunsuz dengeleyici davranışların her ikisde 3 ay süreyle ortalam olarak en az haftada iki kez ortaya çıkmaktadır.
D. Kendini değerlendirirken anlamsız bir biçmde vucudun biçimi ve ağırlığından etkilenir.
E. Bu bozukluk sadece Anoreksiya Nervoza epizodları sırasında ortaya çıkmamaktadır.
Tipini belirtiniz:
Çıkartma Olan Tip: Bulimia Nervozanın o sıradaki epizodu sırasında kişi düzenli olarak kendi kendine kusmuş ya da laksatifler, diüretiler ya da lavmanları yanlış yere kullanmıştır.
Çıkartma Olmayan Tip: Bulimia Nervozanın o sıradaki epizodu sırasında kişi, hiç yemek yememe ya da aşırı egzersiz yapma gibi diğer uygunsuz dengeleyici davranışlarda bulunmuş ancak kendi kendine kusmamaış yada laksatifler, diüretikler ya da lavmanları yanlış yere kullanmamıştır

Anoreksiya Nervoza

A. Yaşı ve boy uzunluğu için olağan sayılan en az kiloda ya da bunun üzerinde bir vücut ağırlığına sahip olmayı kabul etmeme (örn. beklenenin %85’inin altında bir vücut ağırlığına sahip olmaya yol açan bir kilo kaybı ya da büyüme dönemi sorasında, beklenenin %85’inin altında bir vücut ağırlığına sahip olmaya yol açacak bir biçimde beklenen kilo alımını gerçekleştirmeme).
B. Beklenenin altında bir vücut ağırlığına sahip olmasına karşın kilo almaktan ya da şişman biri olmaktan aşırı korkma.
C. Kişinin vücut ağırlığı ya da biçimini algılama biçiminde bozukluk olması, kendini değerlendirmede vücut ağırlığı ya da biçiminin anlamsız bir etkisinin olması ya da o sırada vücut ağırlığının düşük olmasının önemini inkar etme.
D. Bayanlarda menarş sonrası amenore, yani, en az üç ardışık menstruel siklusun olmaması. (Sadece hormon verilmesi sonrası menstruasyon dönemleri oluyorsa o kadının amenoresi olduğu düşünülür, örn. östrojen uygulanması).
Kısıtlı Tip: Anoreksiya Nervozanın o sıradaki epizodu sırasında kişi düzenli olarak tıkınırcasına yeme ya da çıkartma (yani, kendisinin yol açtığı kusma ya da laksatiflerin, diüretiklerin ya da lavmanların yanlış yere kullanımı) davranışı göstermemiştir.
Tıkınırcasına Yeme/Çıkartma Tipi: Anoreksiya Nervozanın o sıradaki epizodu sırasında kişi düzenli olarak tımınırcasına yeme ya da çıkartma (yani, kendisinin yol açtığı kusma ya da laksatiflerin, diüretiklerin ya da lavmanların yanlış yere kullanımı) davranışı göstermiştir.
112
307.51 Bulimia Nervoza
A. Yineleyen tıkınırcasına yeme epizodlarının olması. Bir tıkınırcasına yeme epizodu aşağıdakilerden her ikisi ile belirlidir:
(1) Aynı zaman diliminde ve benzer koşullarda çoğu insanın yiyebileceğinden hiç tartışmasız çok daha fazla miktarda olan yiyeceği belirli bir zaman diliminde (örn. herhangi bir iki saatlik süre içinde) yeme
(2) Bu epizod sırasında yeme kontrolünün kaltığı duyumunun olması (örn. yemeyi durduramayacağı ya da ne yediğini yada ne kadar yediğini kontrol edememe duygusu)
B. Kilo almaktan sakınmak için, kendisinin yol açtığı kusma, laksatiflerin, diüretiklerin, lavmanların ya da diğer ilaçların yanlış yere kullanımı, hiç yemek yememe ya da aşırı egzersiz yapma gibi uygunsuz dengeleyici davranışlarda tekrar tekrar bulunma.
C. Tıkınrcasına yeme ve uygunsuz dengeleyici davranışların her ikisde 3 ay süreyle ortalam olarak en az haftada iki kez ortaya çıkmaktadır.
D. Kendini değerlendirirken anlamsız bir biçmde vucudun biçimi ve ağırlığından etkilenir.
E. Bu bozukluk sadece Anoreksiya Nervoza epizodları sırasında ortaya çıkmamaktadır.
Tipini belirtiniz:
Çıkartma Olan Tip: Bulimia Nervozanın o sıradaki epizodu sırasında kişi düzenli olarak kendi kendine kusmuş ya da laksatifler, diüretiler ya da lavmanları yanlış yere kullanmıştır.
Çıkartma Olmayan Tip: Bulimia Nervozanın o sıradaki epizodu sırasında kişi, hiç yemek yememe ya da aşırı egzersiz yapma gibi diğer uygunsuz dengeleyici davranışlarda bulunmuş ancak kendi kendine kusmamaış yada laksatifler, diüretikler ya da lavmanları yanlış yere kullanmamıştır.

Cinsel Kimlik Bozukluğu

A. Karşı cinsiyetle güçlü ve sürekli bir özdeşim kurma (sadece, diğer cinsiyette olmanın getireceği sanılan kültürel üstünlükler için bir istek duyma olarak değil).
Çocuklarda bu bozukluk aşağıdakilerden dördü (ya da daha fazlası) ile kendini gösterir.
(1) diğer cinsiyette olma isteğini ya da ısrarını yineleyici bir biçimde dile getirme
(2) erkek çocukların aykırı giyimi yeğlemesi ya da kadınsı giyim kuşamı taklit etmesi; kız çocuklarının sadece kalıplaşmış alışılagelen erkeksi giysiler giyme konusunda ısrar etmesi
(3) İmgesel oyunlarda güçlü bir biçimde ve sürekli olarak karşı cinsin rollerini oynamayı yeğleme ya da sürekli olarak diğer cinsiyette olma fantezileri taşıma
(4) Karşı cinsin alışılagelmiş oyunlarına ve eğlencelerine katılma konusunda yoğun bir istek duyma
(5) Özellikle karşı cinsten oyun arkadaşları seçme
Ergenlerde ve erişkinlerde bu bozukluk diğer cinsiyette olma isteğini dile getirme, sıklıkla kendini diğer cinsiyetteymiş gibi gösterme, diğer cinsiyetteymiş gibi yaşamayı ya da davranılmayı isteme ya da diğer cinsiyete özgü duygularının ve tepkilerinin olduğuna ilişkin bir inanç taşıma gibi semptomlarla kendini gösterir.
B. Cinsiyetine ilişkin sürekli bir rahatsızlık duyma ya da cinsiyetinin gerektirdiği cinsel rol için uygun olmadığı duyumunun olması.
Çocuklarda bu bozukluk aşağıdakilerden herhangi biri ile kendini gösterir: Erkek çocuklarında, penis ya da testislerinin iğrenç olduğunu, ileride yok olacaklarını ya da bir penis sahibi olmamanın daha iyi olacağını öne sürme, kuralsız kaba saba oyunlardan tiksinme ya da erkeklere özgü oyuncakları, oyunları ve etkinlikleri reddetme; kız çocuklarında oturarak idrar yapmayı reddetme, penisinin olduğunu ya da ileride bir penisinin olacağını ileri sürme, göğüslerinin büyümesini ya da menstrüasyon görmeyi istememe üzerinde durma ya da olağan kadınsı giysilere karşı ileri derecede tiksinti duyma.
Ergenlerde ve erişkinlerde bu bozukluk primer ve sekonder cinsiyet özelliklerinden kurtulma üzerine kafa yorma (örn. diğer cinsiyeti taklit etmek için cinsiyet özelliklerini fiziksel
110
olarak değiştirmek üzere hormon, cerrahi ya da başka tür bir girişim uygulanmasını isteme) ya da yanlış cinsiyette doğduğuna ilişkin bir inanç taşıma gibi semptomlarla kendini gösterir.
C. Bu bozukluk fiziksel bir interseks durumu ile birlikte gitmemektedir.
D. Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.