YAPICI FELSEFİ DÜŞÜNCE

REBT her zaman yapıcı (konstrüktivist) veya seçim odaklı bir terapi olmuştur. Epictetus’ta tarafından iki bin yılı aşkın bir süre önce aşağıda görüldüğü şekilde ifade edildiği gibi, kısmen Stoacı varsayımcılığıizlemiştir: “İnsanlar başlarına gelen olaylardan değil, bu olaylara bakış açılarından rahatsız olmuşlardır.”Gautama

3 REBT Yaklaşımı Güncellemesi

Daha az belirgin olmasına rağmen, Buddha ile birlikte eski İbrani ve Hıristiyan düşünürler de bu görüşü desteklemişlerdir. REBT, William Glasser’in Seçim Teorisinde olduğu gibi, büyük ölçüde bir seçimterapisidir. Davranış üzerindeki biyolojik ve doğuştan gelen etkiler kadar sosyal öğrenme ve çevresel etkileri de dikkate aldığından; insan ilişkilerinde instans elemanının, iradenin veya niyetin altını çizmez (Ellis, 1962, 1976, 1994). Buradaki insan huzursuzluğunun ABC teorisi, Sıkıntının (A – Adversity) kendisinin nörotik açıdan rahatsız edici Sonuçlar (C – Consequences) yaratmadığını ifade ederek Epictetus’uyinelemektedir. Burada, C’ye önemli ölçüde katkıda bulunan faktörlerden biri de insanların İnançları’dır (B -Beliefs). Disfonksiyonel Sonuçlar (C – Consequences) veya duygusal-davranışsal semptomlar, A x B’den kaynaklanır. Vittorio Guidano, Michael Mahoney ve Michael Hoyt tarafından özellikle desteklenen belirgin bir yapıcı bakış açısı, REBT’nin önemli bir parçasıdır (Ellis, 2001a, 2001b).

Bununla birlikte, REBT Polyannacı olmaktan çok gerçekçidir. İnsanların doğuştan yaratıcı olduklarını ve kendi duygusal kaderlerini büyük ölçüde yapılandırma yeteneğine sahip olduklarını savunur. Ancak, maalesef, Korzybski (1933) tarafından başarılı bir biçimde gözlemlendiği gibi, akıldışı davranma eğilimindedirler ve yıkıcılığa doğru bir eğilimi de gösterirler. Bunlar da güçlü insani eğilimlerdir. REBT bunları kabul ederek ve müşterilerin bunları dogmatik “mastürbasyonlar” yerine esnek tercihe doğru değiştirmelerinde onlara yardımcı olarak,mümkün olan en üst düzeyde yardımcı olmaya çalışmaktadır.

Rasyonel Emotif Davranış Terapisi (REBT) ve Kognitif Davranış Terapisi (CBT), özellikle insanlarındisfonksiyonel düşüncelerini, duygularını veya eylemlerini değiştirmeye odaklanan diğer terapilere göre daha etkin ve daha verimli olmayı amaçlamaktadır. Her koşulda, müşterilerin bu kitapta sunulacak dirençleriyle etkin bir biçimde ele alma yöntemlerinde, REBT ve CNT formülasyonları vurgulanacaktır. Bununla birlikte, özellikle bunların insan-merkezli, Gestalt ve psikoanalitik terapi gibi diğer terapötikuygulamalara nasıl eklenebileceğini ve bunlarla entegre edileceğini göstereceğim. Dolayısıyla, bu kitap diğer kitaplarıma göre önemli ölçüde daha geniş ve daha kapsamlı olacak.

PSİKOTERAPİ ENTEGRASYONU

Son yıllarda psikoterapi de kaydedilen en önemli gelişme belki de entegrasyona doğru olan harekettir. Aslında, uzun bir zamandan beri eklektik terapi uygulanmakta olduğundan ve yarım yüzyıl kadar önce özellikle 1950’de Frederick Thorne tarafından samimi bir biçimde savunulduğundan, bu o kadar da yeni bir konu değil. Bununla birlikte, birleştirici terapi 1980’lerde geçekten çok popüler oldu ve Larry Beutler,Marvin Goldfried, Arnold Lazarus, John Norcross ve Paul Wachtel dahil olmak üzere, birçok önde gelen iyi terapist tarafından desteklendi.

4 Direnci Kırma

REBT bu psikoterapi entegrasyonu hareketine ne kadar uygun?

Çok uygun, teşekkür ederim. Onu diğer ana terapilerin bazılarından kesinlikle ayıran birtakım ana ilkeler bulunmakla birlikte, adından da anlaşılacağı üzere, her zaman o tekniklerle bir araya gelmeye uygun nitelikte olmuştur, ancak her zaman insan düşüncesinin duygu ve davranışla tamamen birleştiği iddia edilmiştir. Bu nedenle, birçok bilişsel (kognitif) yöntemlerin yanı sıra, eşit sayıda duygusal ve davranışsal tekniği de içermektedir. Başka hangi psikolojik tedavi biçimi bu kadar çeşitli yöntemini kullanır? Bildiğim kadarıyla hiçbiri.

Ancak, son yıllarda, popüler REBT ve CBT yöntemlerinin etkin oldukları belki de yüzlerce kez deneysel olarak gösterilmiş olmasına rağmen, REBT ve CBT’de ender olarak kullanılan bazı tekniklerin bireysel bazdamüşteriler için daha iyi sonuç verdiğini görme noktasına geldim. Bunun, özellikle “düzenli” tedavilerin çoğunun iyi bir biçimde kullanılmasına direnen, ancak oldukça huysuz bir şekilde, düzenli müşterilerim için pratikte hiçbir zaman kullanmadığım, yaygın olmayan bazı tedavilere iyi tepki veren müşteriler için özellikle doğru olduğu görülüyor. Bu primal terapi gibi “düzensiz tedavilerin” bazılarına tehlikeli ve zararlı olarak bakıyorum. Ancak, dürüstçe kabul etmeliyim ki, bunlar birçok “iyi” terapinin başarısız olduğu müşterilerde bana oldukça yardımcı oluyor.

Bu kitap genellikle direnç gösterene hastalarla ilgili olduğundan, dolayısıyla tümüyle kullanmayı tercih etmediğim terapi sistemlerinden alınan bazı teknikleri de dahil etmek suretiyle yolumdan sapmış bulunuyorum. Ancak, bazen kendileri için tercih ettiğim REBT ve CBT yöntemlerinin etkin olmadığı bireysel müşterilerimde işe yaradıklarından, bunları Ditenci Kırma’nın bu düzeltilmiş baskısına dahil ettim.Müşteriler farklı ve özel, ancak direnç gösterenler genellikle daha da öyle. Bu nedenle, bu baskıda alışılmanın ötesinde açık fikirli ve entegrasyona açık olmaya çalıştım. Bu konudaki serbestliğimin, tercih ettiğim (önyargıyla) REBT ve CBT tedavilerin yanı sıra, nasıl işlediğini görelim. Bu ilginç bir deney olmalı!

There are no comments yet.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked (*).

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>