Vamık Volkan Günleri Bildiri 2
Borderline Vakaların Psikanalitik Psikoterapisi 08:30/10:45
Orjinal “DVD”‘sini Satın Almak İçin Tıklayınız
Dr. Tahir ÖZAKKAŞ: Değerli arkadaşlar hepiniz hoş geldiniz. Artık gelenekselleştirmeyi düşündüğümüz Vamık Volkan günlerinin ikincisinde sizlerle birlikte olmaktan bende, enstitümüzde mutluyuz. Çok çok teşekkür ederiz, teşrif ettiğiniz için. Türkiye’de bildiğiniz gibi Psikanalitik kültür çok çok yeni gelişen belki de yüz yıl gecikmeli olarak Türkiye’ye geldiğini söyleyebileceğimiz bir sürecin içindeyiz. Bizimde psikoterapi enstitüsü olarak Masterson yaklaşımı Psikanalitik psikoterapi konusunda 6-7 yıl süren bir eğitim sürecimiz var. Psikanalitik psikoterapi burada uygulamaya çalışıyoruz, Mastırsın yaklaşımını. Hocamızda klasik psikanaliz olarak, psikanaliktik psikoterepilerin her türü ile ilgilenen her türlü nesne ilişkilerini geliştiren, dünyada ki birkaç kuramcıdan bir tanesi. Bu gün narsistik hem de boerdurline vakalardaki, nesne ilişkilerini hem de derinliğine çalışma konusunu, vakalar üzerinden, karşılıklı enteraktif bir şekilde, üç günlük tatlı bir çalışmamız olacak. Sözü hocama bırakıyorum, teşekkür ederim.
Vamık VOLKAN:Bazılarınız tanıyorum bazılarınızla yeni taşınacağım. Her söz alan ismini söylerse, belki aklımda kalır.
Geçen sene Van’dan bile gelenler vardı.
Katılımcı :Erenköy’den geliyorum.
Vamık VOLKAN:Erenköy diyince benim tüylerim diken diken oluyor çünkü Erenköy’ü müdafaa edenler benim sınıf
arkadaşlarımdı. Annem öldü nedeni, travma sonrası stres. Çok yakın arkadaşlarımı kaybettim.
Katılımcı :Başınız sağ olsun.
Vamık VOLKAN :Teşekkür ederim. Konferansımıza bir olgu ile başlayalım. Bana Tahir Bey olguların sekiz tanesini gönderdi. Enteresan şeylerdi. Bir olgu takdim etmek isteyen kim var?
(Bir doktor katılımcı Vamık Bey’in yanındaki koltuğa oturdu ve olguyu anlatıyor. Anlatan doktoru Dr. Mehmet, olarak vereceğiz.)
Dr.Mehmet Bey :Ben Mehmet …… Psikoterapi Enstitüsü bünyesinde psikoterapist olarak çalışıyorum.
Vamık VOLKAN :Ben en zor hastalıklardan olan narsist ve boerdurline hastalardan bahsedeceğim. Beni Amerika’ da hastaneye uzman olarak götürdüklerinde bana hasta getiriyorlardı. Gelen hasta eli ayağı kelepçeli, yanında polis ve katilin biri. Üstelik seri katil! Kaç sefer hayatımda seri katil gördüm? Hiç görmüş değilim. Bakalım katılımcı bizim için ne hazırlamış.
- Hasta kim?
Dr.Mehmet Bey :Hasta Karadenizli bir bey, 30 yaşında, üniversite mezunu bir, şuanda çalışıyor.
Vamık VOLKAN : ”30 yaşında bir erkek” deyince hafızanızda bir şey canlanıyor mu, şişman mı, sıska mı, yakışıklı mı? Bunları bilmemiz lazım.
Dr. Mehmet Bey :Esmer, bakımlı, orta boylu, vücut hatları belirgin ama kilolu değil.
Vamık VOLKAN :Normal bir kişi.
Katılımcı :Üniversite mezunu bekar, bir şirkette şef yardımcısı olarak çalışıyor.
Vamık VOLKAN :Ne okumuş?
Dr. Mehmet Bey :İktisat
Vamık VOLKAN
aranın ne olduğunu biliyor yani.
Dr. Mehmet Bey :Biliyor, geliş şikayeti; iş ve sosyal hayatı ile ilgili memnuniyetsizliği vardı. Karşı cinsle iletişim kurmakta zorlanıyordu. Zihninde tasarladığı gibi bir iş pozisyonunda olamama gibi şikâyetleri ile geldi. Sanki kendi iç dünyasında yaşayıp, sosyal hayata adapte olamadığını, bu memnuniyetsizliklerle ne yapabiliriz diye terapiye gelmişti.
Vamık VOLKAN :Ne duydunuz bu şikayetlerden?
Katılımcı :Kendini yeterince yukarıda bulmuyor.
Vamık Volkan
iyor ki aslında ben kainatın bir numaralı adamıyım ama dünyanın bir numaralı adamı olarak takdim ettiler.
Dr. Mehmet Bey :Evet
Vamık VOLKAN :Benim idealim “daha büyük ortamım olsun, hanımım arkamdan koşsun” falan diyor.
Katılımcı : “Beni fark etmiyorlar” diyor.
Vamık VOLKAN :Nedir hanımlarla olan problemi?
Dr. Mehmet Bey : “Hayatın içinde bir partnerim olsun” diyor. Bir arkadaşı olsun istiyor ve bunu başaramıyor bundan rahatsızlık duyuyor. Zorladığı zaman da kendini bir sıkıntı yaşıyor ve bir iletişime giremiyor.
Katılımcı :Nasıl kadınlara yaklaşmayı tercih ediyor?
Dr. Mehmet Bey :Kadınlarla ilgili fiziki bir tercihi olmadığını, onunla olan konuşmalarımda hissettim. Bakımlı, ilgi çeken karınların ona ilgi göstermesi daha ön planda. Kendi ifadesi ile “Bir kadın bana ilgi gösterdiğinde, iletişim kurduğumda, o kadın cinsel bir obje oluyor ve hatta doktor anlamıyorum zihnimde bunların hepsi benim olsun, benim haremim olsun gibi” bir düşüncesi olduğunu bana ifade etti.
Kişisel ve aile geçmişi; Samsun doğumlu, orada büyümüş. Bir kız kardeşi var kendinden küçük anne ve babası var. Çekirdek aile ama büyük baba otoritesinde ve onun yönetiminde geleneksel bir aile yapılanması var. Hastanın dedesi askerliğinde lise mezunu olup daha sonra bir kamu kuruluşun da müdürlüğe kadar yükselmiş. Apartman türü bir ev yaptırıp çocuklarını da o eve oturtturmuş. Onların hepsini işe koymuş. Bu aile çocuklarına hükmeden bir dede ile hayatını yaşıyor. Evin babası ve diğer kardeşler (amcalar) dedenin yanına pek çıkmazmış. Çünkü dede onlara, “sizden bir baltaya sap olmaz” gibi aşağılayıcı bir tutum sergilediği için ailenin diğer büyükleri dedenin yanına çıkmazmış.
VamıkVOLKAN :Burada 30 yaşında bir hastadan bahsediyoruz ama geniş bir ailede yaşıyor sizin ifadenizle. Mesela benim kız kardeşim birinci katta oturuyor, torunu ve kocası ikinci katta, üçüncü katta kızı ve kocası yaşıyor. Dördüncü kat oğlu ama oğlu Amerika’da ne olur ne olmaz diye onun yeri de ayrılmış. Bunlar anlatılırken, bu apartmanı gözümüzün önüne getiriyoruz. Neden bunu yapıyoruz, birisi söyleyebilir mi?
Katılımcı : “Hepsi gözümün önünde bulunsun” diye.
Katılımcı :Kopmak istemediği için onlardan ayrışamıyor.
Vamık VOLKAN :Hanımlarla ilişki kuramıyor ama istediği şey harem. Çocukluk dönemi ile şimdiki dünyamız arasında bir ilişki kurmak için bu apartmanın nasıl olduğunu öğrenmemiz lazım. Hasta, hanımlarla ilişki kuramıyor ama harem istiyor. Bazıları kastre olmuş “baltanın sapı yok” en önemli şey bu burada. Baltayı göz önünde bulundurun, balta var ama bu yok (gücü). Onun için bu evi bilmemiz lazım.
Geçen sene konuşmamda söylediklerimi tekrarlamak istiyorum. Aksi halde tekrarlamazsam beni anlamanız zor olur. Bir insanın iç dünyasını anlamak isterseniz hemen hemen 12 yerde bu hikâyenin aynısının çıkması gerekiyor. Şimdi bu on iki düşüncenin 3-4 tanesini tekrar hatırlayalım.
1. Hastanın şikâyetleri nelerdir?
2. Şikâyetlerin içinde ne tür hikâyeler vardır?
3. Çocukluk döneminde ne tür hikâyeleri vardır?
4. Hayalleri olacak, sembolleri olacak, balta rüyaları olacak. Aynı temaları orada göreceksiniz.
Bunları bulduğumuz zaman âlim olursunuz. O zaman deriz ki bizde bunu üç dört yerde gördüğümüz zaman, senin aklına aynı şey gelir, diğer doktorda aynı şeyi aklına getirirse, o zaman ilim yapmış oluruz. Beş kişi aynı şeyi düşünürse tamam… Bunun için hasta buraya geldiğinde teşhis koymak çok önemlidir. Teşhisi koymak için kendinize zaman tanıyınız.
- Kimler yaşıyor bu apartmanda?
Dr. Mehmet Bey :En üst katta, büyük baba yaşıyor.
Vamık VOLKAN :Benim kız kardeşimin tam aksi, o en alt katta yaşıyor.
Dr. Mehmet Bey :Bir alt katta büyük amca, orta katta küçük amca, hastanın babası en alt katta yaşıyor.
Vamık VOLKAN
ede yukarıda ve baltasız olan amcalar alt alta oturuyor en alt katta baba.
Katılımcı :Hiyerarşik bir durum var.
Vamık VOLKAN :Üçkardeş ve onların babaları. Kız kardeşler satıldı mı?
Katılımcı :Onlar yok, başka yerde.
Katılımcı :Karadenizli bir aile bunlar.
Vamık VOLKAN :Bunu bir patoloji olarak söylemiyorum bu geleneksel bir şey, kız kardeşimin ki. Geleneklerin yolları var bunu koruyorlar. Gelenekler doğru olduğu zaman bunda bir problem olmaz. Geniş ailenin problemi yoktur. Amerika’da olsanız; Kürtlerde, Türklerde, Filistinlilerde öldürüyor çünkü hepsi geniş aileden geldiler. Bende onlara diyorum ki, “siz ne yapıyorsunuz, oğlunuz 18 yaşına geldiğinde evden tekmeleyip atıyorsunuz. Hala bu çocukların anneye ihtiyacı var. Çocuklar bu nedenle katil oluyor. Bana, “gelenekleri dengeliyoruz, dengelemediğimiz zaman problem oluyor” diyorlar. Beni geniş aile geleneği düşmanı olarak görmeyin sakın. Amerika da beni bireyselleşme bayrağını sallayanların düşmanı olarak da görmeyin. Günümüzde sallayanlar var, bazıları öyle sallıyor ki çok acayip, onun için çalışmalarımızın içine kültürleri de koyuyoruz. Hastayı burada daha henüz bilmiyoruz. Geleneksel bir ev ortamı ve bu ortamda dedenin ağırlığı hala çok geçerli.
Dr. Mehmet Bey :Bağırıyor evet,
Vamık VOLKAN : Ne diyor mesela?
Dr. Mehmet Bey
ede çocukların hiç birini nedense beğenmiyor.
Vamık VOLKAN :Hiç birinin sapı, dedenin sapı kadar büyük değil!
Katılımcı :Burada bir tepkisellik var. Büyük amca dedeye karşı çıkıyor ve her akşam içip dedenin üzerine yürüyor. Bu tür bir ilişki şekilleri var.
Vamık VOLKAN :Bunun söylediği semptomla, çocukluğunda yaşadığı ortam arasında bir benzerlik gördünüz mü? “Ben daha büyük olmak istiyorum ve bir yerde baskı altındayım” diyor. Olamaz “ikinci derecede kalıyorum” diyor. Kadınlara gelelim. Haremim olması gerekiyor ama oda yok. Bu apartmanda haremi anlatmaya çalışabilir misiniz?
Dr. Mehmet Bey :Babayı da söylemek istiyorum. Baba, öbürlerine göre daha pasif bir rol oynuyor.
Vamık VOLKAN : Babanın baltası nasıl?
Dr. Mehmet Bey :Öbürleri yine balta sallıyor bu, balta malta da sallamıyor.
Vamık VOLKAN :Sadece içtikleri zaman balta sallıyorlar.
Katılımcı :En altta oturması da zaten baltanın küçüklüğünden…
Vamık VOLKAN :Bu apartmanda bir de harem var. Söyle bakalım harem de kimler var?
Dr.Mehmet Bey :Babaanne var haremde. Hasta, babaannenin kendisini çocukken hiç sevmediğini söylüyor. “Bizi hep bir şeyler almak için gönderirdi” diyor. “Ben, kız kardeşim ve annem hep onlara hizmet etmek için vardık” diyor.
Vamık VOLKAN
emek ki kendini hareme koyuyor.
Katılımcı :Baltası bile yok.
Vamık VOLKAN :Evet baltası bile yok! Peki, başka kadınlar var mı?
Katılımcı :Anne, kız kardeş, kendisi, babaanne, teyze var. Teyzesi onu çok seviyor. Hafta sonları teyzesinin köyüne gidiyorlar.
Vamık VOLKAN :Kaçıyorlar arada bir, bu amcalar evli değil mi?
Dr. Mehmet Bey :Evli, yengede var evde.
Vamık VOLKAN :Bayağı bir kadın var.
Dr. Mehmet Bey :Var ama bu kadınların hiç birinden ilgi alacak durumu yok.
Vamık VOLKAN :Şikâyet o değil miydi?
Dr. Mehmet Bey :Evet
Vamık VOLKAN :Biraz ortaya çıkıyor ama “bu yüzden” demeyelim. Gördünüz mü, ne yapmak istediğimi? Hasta bir şikayet söylediği zaman onun nereden geldiğini? Bu durumda, çocukluğundaki hikayeleri ve şikayetleri arasında bir ilişki kuruyoruz.
Dr. Mehmet Bey :Hastanın annesi ailenin içine ilk geldiğinde babaanne ve yenge ile çok sorunlar yaşamışlar. Anneye bayağı iş yaptırmak istemişler aile içinde, bayağı sorunlar yaşamışlar. Kayın valide bütün işleri hastanın annesine yaptırırmış. Annenin hiçbir işini de beğenmediklerini anlatıyor.
Vamık VOLKAN
edenin uzantısı olarak dedeyi taklit eden bir harem var. Türklerin koca-karı efsanelerini bilen var mı? Edebiyatçı var mı aranızda? (Yok) Dede aile içinde kendi hükmünü sürdürüyor, onun karısı da diğer haremdeki kadınlara hükmediyor.
Dr. Mehmet Bey :Hasta, ailenin ilk çocuğu, esmer doğmuş ve diğerleri esmer değil.
Vamık VOLKAN :Aman Allah’ım, intikam
Dr. Mehmet Bey :Bu büyük dedenin keyif alacağı bir durum… “Sen bize benzemiyorsun!” deniyor.
Vamık VOLKAN :Buna baştan beri bunu diyorlar. Semptomda söylediği şey; “benim hayalim var, daha iyi olmak istiyorum. Beyaz olmak istiyorum.”
Dr. Mehmet Bey
ede mesela hastamıza “Çingen” dermiş.
Vamık VOLKAN :Baştan beri aşağılanmış, iyi tohum değil. Çocuk diyor ki, “30 yaşıma geldim, bari evlensem de iyi bir tohum olsam” Neyi öğrenmiş çocukluğunda “sen iyi bir tohum değilsin.” Öyle mi?
Dr. Mehmet Bey :Evet
Vamık VOLKAN : ‘Hastanın sorunları’ var dediğiniz zaman hiçbir şey anlamam ben, hikâye söyleyin. Hasta size hikâyesini anlattığı zaman en büyük defansı odur. Hikâyeyi bilmiyorsanız. “Hııımm” dersiniz dönersiniz veya “evet” lerle onu destekler hikâye söylemesini sağlarsınız. Hastayı anlamanız o zaman kolaylaşır.
Devamı için lütfen orjinal görsel “DVD” satın alın. Orjinal “DVD”‘sini Satın Almak İçin Tıklayınız








Yorumlar
Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!