Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Steven Jay LYNN – Irving KIRSCH

Savaş, tecavüz, suç ve doğal felaketler antik dönemden günümüze insanlığın başına bela olagelmiştir. Gerçekten de modern toplumun birçok üyesi, bir biçimde travmayla karşı karşıya kalmıştır. Kessler ve çalışma arkadaşlarının (Kessler, Sonnega, Bromet, Hughes, & Nelson, 1995) yaklaşık 6000 kadın ve erkeği kapsayan araştırması, denek olarak alınan bu insanların çoğunun yaşamları sırasında en azından bir kere travmatik olay yaşadıklarını ortaya çıkarmıştı. Sorunu daha da kötüleştiren, bir kez travma yaşanmasının ikinci bir travma yaşama riskini %50’ye kadar yükseltmesidir (Resnick, Kilpatrick, Dansky, Saunders, & Best, 1993). Kolej eğitimi alan öğrencilerle ilgili olarak yapılan bir araştırmada (Vrana & Lauterbach, 1994), deneklerin üçte biri, dört ya da daha fazla travmatik olay yaşadıklarını bildirmişlerdi. Birçok insan – belki de %80 kadarı- geniş çaptakı travmatik olaylarla (örneğin şiddet, doğal felaketler, savaş) başetmek için yeterince direnç gösterirken, %25 ile %33’ü bu kadar talihli değil ve aralarında anksiyete, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi sonuçların da bulunduğu uzun süren ciddi sıkıntılar çekiyor (TSSB; Meichenbaum, 1994; Yehuda, Resnick, Kahana, & Giller, 1993). Bir tahmine göre TSSB’nin yaşam boyu sürmesi, erkeklerde %5 ve kadınlarda %10’dur (Kessler ve diğerleri., 1995). TSSB oranları ve olumsuz travmatik reaksiyonlar abartılmış olsa bile yüksek risk gruplarında Vietnam gazileri, bu oran %30 gibi rekor bir düzeye çıkıyor (Ulusal Vietnam Gazileri Yeniden Düzenleme Araştırması; Kulka, Fairband, Jordan, Weiss, & Crnaston, 1990).

Devamı için tıklayınız

There are no comments yet.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked (*).

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>