Not: Aşağıdaki metin J. F. Masterson’ın Yüzleştirme Sanatı Kitabından Tercüme edilmiştir.
Tercüme:Psikoterapi Enstitüsü Çalışanları
Tarihte borderline kişilik bozukluğu tedavisindeki başarı uzun gecikmeye uğramıştır. Bunun birçok sebeplerin arasında en önemlisi ekseriyetle borderline hastaların tedaviye daha iyi olmak için gelmediklerinin anlaşılmasındaki başarısızlıktır. Daha ziyade öncelikli olarak iyi hissetmek için tedaviye girerler, iyi hissetmek genellikle iki senaryodan her birini ve ya ikisini de yaratır: (1) Borderline hasta, öncelikli ve önemli kişi olma görevini yapacak ve gerekli koruyucu rolünü üstlenecek terapist arar. (2) Borderline hasta terapötik durum arar ve de geri çekilme obje ilişkisi parça birimi ve altında yatan terk depresyonunun eşlik ettiği acı veren hislerini üzerinde açığa vurabileceği, kurtulabileceği ve ya yansıtabileceği terapist arar.

Eğer bu iyi hissetme arzusu ne pahasına olursa olsun tedaviye girmenin tek etkeni (dürtüsü) ise, bu durumda borderline kişilik bozukluğu olan kişiler psikoterapiden yardım alamazlar. Ancak deneyimler göstermiştir ki; çoğu kez borderline hastanın iyi olmak istemeyen bir parçası – zaman zaman çok küçük bir parça olarak da görülse- vardır. Bu küçük parça – hastanın bozulmuş gerçek kendiliği ve asıl egosu- gelişimsel olarak durdurulmuş, eksik gelişmiş ve savaş halindedir. Seyrek olarak yardım çağrısı ortaya çıkar ve bu yardım çağrısı kendini zayıf, aciz, ızdıraplı fısıldamalarla bir anlık aşırı derecede veya dramatik, self-destructive veya self-mutilative tavır veya diğerine bağırma şeklinde ortaya çıkar.

Borderline hastanın bozulmuş kendiliği ile ve ya sağlıklı egosu ile müttefik olmak terapistin görevidir. Terapötik çerçeve – terapötik yapının genel düzenlemesi – ve yüzleştirme daha belirgin olarak hastanın kuşatılmış gerçek kendiliğinin ifadesini büyütmek ve açıklık kazandırmak için bir çeşit yankı odası olarak görev yapar. Yüzleştirme terapistin hastanın adeta çöp yığınına dönmüş sahte benliğine, savaş halinde ve bozulmuş gerçek kendiliği ile iletişim kurması için savunmacı kişiliğine, can alıcı testleri geçmesi ve tedavinin başlangıcında bozulmuş gerçek kendilik tarafından konumlandırılmış önemli sorulara cevap vermesi için sondaj yapmasına olanak verir. Bu sorular; “Bana yardım edilebilinir mi? Bana yardım edebilirmisiniz? Beni ciddiye alıyor musunuz? Bana kendi hislerimden, düşüncelerimden ve hareketlerimden sorumlu olacağıma izin vereceğinize, ısrar edeceğinize ve benden bunu bekleyeceğinize güvenebilir miyim?”

Bu soruların cevapları borderline kişisel bozukluğu hastası ile sadece yüzleştirme ifadeleri kullanımı aracılığı ile ilişkilendirilebilir. “Size yardım edebilirim.” Veya “Gerçekten anlıyorum ve umursuyorum.” Veya “Bana güvenebilirsiniz” gibi ifadelere hasta inanmayacaktır çünkü hastanın geçmişindeki deneyimlerinde bunlara inanacak bir sebebi yoktur. Bilakis, sağlıklı psikolojik gelişim için ciddi olarak ihtiyaç duyulan destek defalarca geri çekilmiş ve kullanım dışı bırakılmıştır.

Borderline hastanın terapinin başlangıcı, testi veya safhaları süresince sormak zorunda olduğu bu tüm soruların cevabı hasta ve terapistin terapötik birlikteliğe şekil verme kabiliyetini belirleyecektir. Ön testi geçen terapist hastaya geçmişin bitmek tükenmeksizin kendini zaman içinde tekrar etmeyeceği ve böylelikle hastanın geçmişin zaman içerisinde bitmek tükenmek bilmeyen tekrarına ihtiyaç duymayacağı umudunu sunar transferans eyleme vurma (transference acting out)) Düzenli olarak bu birlikteliği yaşamış olan ve ya sürekli bu birlikteliğe güvenen kişilerden farklı olarak, terapötik birliktelik borderline hastanın hayatında tamamen yeni bir ilişki için potansiyel imkan anlamına gelir. Bu yeni nesnel ilişki birimi için ve hastanın sağlıklı gerçek kendilik yapısını inşa etmesi için hastanın çabalarını kabul eden, bekleyen ve bu yönde cesaret veren kişi için bir modeldir. Kısaca, yüzleştirme borderline hasta ile terapötik birliktelik inşa etmek için ön şarttır.

“Terapötik birliktelik oluşana kadar borderline hastayı yüzleştiremem” düşüncesine inanmış terapist ve ya “ilk önce hastanın bağımlılık ve acizlik duygularının hiddetini tutmak için konteynır ve ya depo olabilme kapasitemi ispat etmeliyim” diyen terapist en baştan hastaya yardım etmenin terapötik hedefi olan iyileşmeden feragat etmiş olacaktır. Hastanın sahte benliğinin, savunmacı kendiliğinin ve hastanın kendisini iyi hissetmesi için yardım etme tuzaklarını Terapist kabullenecektir. Hastanın bozulmuş gerçek kendiliği bu danışıklı dövüşün kurbanı olacaktır.

There are no comments yet.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked (*).

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>